Wolfenstein: The New Order Oyunu İncelemesi

facebook android iphone ayarlari

Müşteri Hizmetleri. Yazıyı Beğendin mi?

II. Dünya Savaşı’nı Ya Naziler Kazanmış Olsaydı?

Biraz geçmişe gidin ve bir dünya düşünün. Yıl 1944, İkinci Dünya Savaşı bitmek üzere. Fakat Almanya yenilecek gibi durmuyor. Düşündüğünüz dünyaya şunu ekleyin. Naziler, savaşı kazanmış ve tüm Avrupa’yı egemenliği altına almış. Evet, Wolfenstein: The New Order, böyle bir atmosferin içine sokuyor sizi ve o atmosferden çıkamıyorsunuz.

Wolfenstein Efsanesi Devam Ediyor

Bethesda ve Machine Games’in ortak yapımı yeni Wolfenstein, yaklaşık 20 saatlik bir oyun süresi sunuyor size. Bu süre, yeteneğize bağlı azalabilir veya artabilir. Fakat, gayet uzun bir oyun olduğunu garanti edebilirim. Neden yeni dedim Wolfenstein için? Eski oyuncular hatırlayacaktır. FPS oyunlarının babası olan, son bölümde Hitler’i öldürdüğümüz oyunun adı Wolfenstein’dır. The New Order da bu oyunun devasa bir yeni yapımı.

Grafikler

Bölüm bölüm ilerleyelim isterseniz. Öncelikle grafiklere değineyim. Oyunu bilgisayarda oynadım ve düşük kalitede bile harika seyir keyfi yaşadım. Gönül isterdi ki yüksek kalitede oynayayım ama sistem yetmedi maalesef… Grafikler şahane, özet olarak. Adamların vurulunca verdikleri tepkiler gayet güzel, patlama sonrası gerçekçilik biraz mide bulandırıcı da olsa seveni için oyuna tat katıyor diyebilirim. Ama bu yüzden oyunun +18 ögeler içerdiğini de araya katayım. Birkaç sahne daha var +18…

Karakterler

Fazla spoiler vermeden karakterlere bakalım biraz. Adamımızın adı William B.J. Blazkowicz. Kendisi Amerikan ordusunun bir komutanı ve gayet tecrübeli bir asker. Ana düşmanımız ise Wilhelm Strasse isimli psikopat bir doktor. Kendisi, insanlar üzerinde çılgın deneyler yapması ve işkenceleriyle ünlü. Diğer ana düşmanımızın adı ise Frau (Bayan) Engel. Bu “sevimli” kadın, Nazi komutanı anlayabildiğiniz gibi ve bu kadınla da başımız büyük belaya giriyor. Peki hiç mi arkadaşımız yok? Bir sürü var. Bir Anya Oliwa var ki oyunların en etkileyici kadın karakterlerinden biri bence. Kendisine dikkat edin arkadaşlar. Bir de asker arkadaşlarımız var tabi ki.

wolfenstein all characters

Hikaye ve Oynanış

Hikayeyi anlatmayacağım arkadaşlar. Bu zevki kendinizin yaşamasını istiyorum. Sadece şunu söyleyebilirim. Oyun boyunca Berlin-London-Ay (bildiğiniz Ay)-Baltık Denizi gibi mekanlara şahit olacaksınız. Bu mekanlarda Nazi Almanyası’nın hakimiyeti olduğunu unutmayın ve karşınıza çıkacak robotlara şaşırmayın. Gerçekten Nazi Almanyası teknoloji ürünlerini araştıracak olursanız, o robotların imkansız olmadığını görebilirsiniz. Oyun boyunca, binden fazla Nazi askeri öldüreceksiniz. Onlar size acımıyor, siz de onlara acımayacaksınız. KILL THEM ALL!! Tamam tamam sakinim. Yalnız oyun biraz zor, arada zorluğu düşürmenizi öneririm. Bazı robotları patlatmak çok sinir bozucu olabiliyor. Bilgisayarınızı veya konsolunuzu kırmak yerine zorluğu düşürün, yeterli olur.

facebook müşteri hizmetleri

frau engel

Silahlar

Biraz silahlardan bahsedelim. CoD veya Battlefield gibi iki silah sınırı diye birşey yok Wolfenstein’da. GTA tarzı, istediğiniz kadar olmasa da yaklaşık 10 çeşit silah taşıyabiliyorsunuz. Pistol, shotgun, assault rifle, tesla grenade… Gördüğünüz gibi çeşit bol. Benim en sevdiğim silah olan ve oyunun da sanırım asıl silahı Laserkraftwerk, temelinde bir lazer kesici. Fakat bölüm içlerinde bulduğunuz parçalarla silahı geliştirip güçlendirebiliyorsunuz. Son hali gerçekten çok güçlü ve faydalı. Çift kullanılabilen silahları da kalabalık anlarda kullanmayı unutmayın.

wolfenstein-new-order-e3

Neden Wolfenstein: The New Order Oynamalıyız?

Bu oyunla ilgili asıl soruya cevap verip yazıyı tamamlayalım. Neden Wolfenstein: The New Order oynamalıyız? Diğer FPS’lerden farkı ne? Öncelikle oyun, bizim dünyamızda ama başka tarihte geçiyor. Nazilerin hakim olduğu bir coğrafyayı tecrübe etmek bile oyunu oynamak için yeterli bir sebep bence. CoD’dan farkını şöyle söyleyebilirim. CoD’da vurulduktan birkaç saniye bütün canımız doluyor. BF için de aynı şey geçerli. Wolfenstein’da ise sahip olduğunu can aşağıda gözüküyor. Vurulunca o azalıyor ve diyelim ki 100 canınızdan 35 canınız kaldı, 40’a kadar yükseliyor canınız. Etraftaki can kutularını toplayıp 100’e çıkarabiliyorsunuz. Can barı dışında kalkan barı da var. Onu da etraftan toplayabiliyorsunuz. Evet, bu da bir fark. Çevrede toplayabileceğiniz ödüller, belgeler var. Okuyabileceğiniz gazete haberleri duvarlara asılı halde duruyor. Ve bence önemli bir konu olan şuraya git bunu yap kısmı çok bariz olarak verilmiyor. Araştırma yapmanız gerekiyor. Bütün haritayı taramak zorunda kalabiliyorsunuz.

Sonuç

Sanırım bu yazıyı okuduktan sonra “Ben bu oyunu oynarım” diyeceksiniz. Fakat baştan iki uyarı yapayım: Birincisi oyun 43 GB. Steam’den alırsanız indirmek can sıkabilir, torrentin de pek farkı yok ki önermiyoruz (korsana hayır). Önerim, CD’li olarak satın alıp oynamanız. İkinci önerim, oyunu bitirince içinize bir Alman düşmanlığı doğabilir, ona engel olun lütfen. Çünkü alt tarafı bu bir oyun, gerçekleri yansıtmıyor. Fakat bazı sahneler rahatsız edici olabilir, ailenizin veya küçük akraba ve misafir çocuğu yanında oynamayın. Tek başınıza oynayın, oyunun tadına varın.

Wolfenstein: The New Order için puanlamamı yapıp herkese iyi tatiller, iyi oyunlar diliyorum.

Grafik: 9/10

Hikaye: 8,5/10

Zaman/Verim: 10/10

Oynanış: 9/10

 

Tech Kafa

Müşteri hizmetleri / Destek hattı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir